×

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.

Tamam

Süt Sığırı İşletmelerinde Hipokalsemi

Hayvan yetiştiriciliğinde en çok karşılaşılan metabolik hastalıklardan biri olan Hipokalsemi (süt humması) özellikle yüksek süt verimli ineklerde genellikle doğumdan önceki 2 gün ve sonraki 10 gün içerisinde ortaya çıkabilen, laktasyonun zirvede olduğu yaşta, yüksek kondisyonlu ve geçmişte doğum felci geçirmiş ineklerde daha çok görülen hastalıklardan birisidir.

Akut seyreden, paresis, kollaps ve koma ile karakterize bir bozukluktur. Hayvan boynunu kıvırmış şekilde klasik yatma pozisyonuna geçer. Bu durum, hipokalsemi belirtileri içerisinde yer alan en tipik bulgudur. Yere yattıktan sonra hayvanlarda, kuru merme bölgesi, sabit bakan gözler, soğuk bacaklar ve kulaklar, konstipasyon ve durgunluk görülür. Kalp atışı zayıflar ve hızlanır, vücut sıcaklığı normalin altına düşer ve tüm bu belirtiler kan kalsiyum seviyesinin düşmesi sonucunda görülür.

İneklerde normalde 100 ml kan serumunda 8-12 mg Ca bulunmaktadır. Bu miktar 6 mg’ın altına düşerse klinik semptomlar, 5 mg’ın altına düşerse parezis ortaya çıkar. Kalsiyum düzeyi düştükçe, hipokalsemi belirtileri daha çok belirginleşir. Bu durumun sebebi ise, motorik uyarımların, nöro-muskuler iletiminden kaynaklanmaktadır. Hastalığın ciddiyeti için kandaki biyokimyasal parametrelerin değişimine bakmak oldukça önemlidir.

Kan-kemik kalsiyum homeostazını sağlayan hormonlar Paratroid ve Kalsitonin hormonlarıdır. Vakaların %80’i doğum sonrası 24 saat içinde meydana gelir. Doğum ile birlikte organizmadan yüksek oranda kalsiyum çıkışı yaşanır ve kalsiyum homeostazından sorumlu hormonlar, dengeyi ancak 24-72 saat aralığında yeniden sağlayabilir. Bu süre, hipokalsemi oluşumu için yeterlidir.

Buzağılamadan önce olgun ve yağlı olan ayrıca yeşil otlarla birlikte yonca ağırlıklı beslenen Jersey ırkı inekler bu hastalığa en duyarlı olan grup içerisinde yer alır. Yaşlı ineklerde kemikten kalsiyum mobilizasyon yeteneği azalmıştır ve 5 ila 6 yaşlarında hassasiyetleri artar. Çünkü daha fazla süt üretirler ve kan kalsiyum seviyesini toparlamak kolay olmaz.

Hipokalsemi beslenme ile alakalı bir hastalıktır! Rasyon dengesi ile hipokalsemi riskini azaltabilirsiniz..

Kuru madde alımının azalması metabolik rahatsızlıklara yol açar, bunların neticesinde kuru madde alımı baskılanır. Kuru dönem beslenmesinde, rasyondaki Ca, fosfor ve Mg oranları hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir. Gebeliğin son dönemlerinde diyetteki kalsiyum miktarının düşük olması ve bunu takiben laktasyon döneminde ise yüksek olması, doğum sonrası görülen hipokalsemi olaylarını azaltmaktadır. Beslenmeyle alınan fosfor miktarı fazla olunca, kandaki fosfor düzeyi de yükselerek böbreklerde Vitamin D3 üretimini katalize eden enzimleri baskılar ve bağırsaklardan kalsiyum emilimini azaltmaktadır. Doğum öncesinde rasyona eklenecek fosfor ile, doğum sonrası plazma kalsiyum düzeyini yükseltir ve hipokalsemi riski azalır.

Kuru dönemde günde 100 kg’dan fazla kalsiyum alan ineklerde hipokalsemi vakaları artmaktadır

500 kg canlı ağırlığındaki bir inek ve gebeliğin son zamanlarında fötüs için gerekli olan günlük kalsiyum miktarı yaklaşık 30 g ‘dır. Doğum öncesi dönemde bir inek fazla kalsiyumla beslendiği zaman (>100 g Ca/gün), günlük kalsiyum ihtiyacı pasif emilimle karşılanmaktadır. Parathormon etkisiyle kemik dokudan serbest bırakılan kalsiyum miktarı da düşer. Bunun sonucunda doğum sırasında kemiklerdeki kalsiyum depolarından ve bağırsakların kalsiyum mekanizmasından yeteri kadar yararlanamaz. Bu mekanizmaların tekrar faaliyete geçmesi birkaç gün alır ve bu süre içerisinde şiddetli hipokalsemi olaylarına rastlanılabilir. İneklerin kuruda kalma süresinin çok uzun veya çok kısa olması bu hastalığın oluşması açısından önem teşkil etmektedir.

Ekonomide kayıp yaşamamak için hipokalsemi’den koruma çok önemli

Hayvan sağlığı alanında, metabolik hastalıklardan biri olan hipokalsemi diğer metabolik hastalıkları oluşturabilecek olması ve reprodüksiyonu etkilemesinden dolayı hipokalsemi için risk faktörlerinin belirlenmesi ve önceden önlemler alınması hayvan sağlığı açısından ve ekonomik kayıpları önlemede oldukça önemlidir. İneklerde doğuma yakın dönemde şekillenen klinik veya subklinik hipokalsemi önemli ekonomik kayıplara neden olur. Başlıca ekonomik kayıplar: Güç doğum, yavru zarlarının atılamaması, metritis ve ovaryum aktivitesi başlama zamanının etkilenmesi sonucu döl verimi düşüklüğü, ölüm önemli nedenler arasındadır. Hipokalsemi görülen hayvan başına ortalama tedavi maliyeti 334 $’dır. Vitamin D ve Vitamin D metabolitleri bağırsaklardan kalsiyumun absorbsiyonu için oldukça önemli olduğu birçok araştırmacı tarafından kanıtlanmıştır. Bu araştırmalara göre; vitamin D2’nin oral dozu, doğumdan birkaç hafta önce uygulandığında hipokalsemiden koruduğunu göstermiştir. CaCI2 doğumdan birkaç hafta önce ve doğum sonrasında 1-2 gün boyunca uygulandığında, hipokalsemi insidansında etkili bir azalma olduğu gözlenmiştir.

Hipokalsemi Tedavisinde Önemli Noktalar

Hipokalsemi tedavisinin amacı, kalsiyum homeostatik mekanizmasının yeniden kuruluncaya kadar kalsiyum ihtiyacının yerine konmasıdır. Kalsiyumun dozu; ineğin vücut kondüsyon skoruna, Kan- Ca düzeyi, süt verimi, hastalığın süresi, klinik tablonun şiddeti, nüks durumu, daha önce verilen kalsiyum miktarına ve ineğin genel durumuna göre değişir.

Hipokalsemi tanısı klinik belirtiler ve kanın biyokimyasal muayenesine göre konur. EDTA miktarının ölçülmesi ile de tanı konulabilir. Akut bir hastalık olduğu için klinik semptomlara göre tanı konulup sağaltıma geçilmelidir.

Hayvan sağlığında sağaltım olarak kullanılan ilaçlardan, kalsiyum tuzlarının %10-20 ‘lik eriyiklerinden 0.1 gr’lık /kg canlı ağırlık hesabıyla 500-1500 ml verilmesi ile başlanır. Birçok kalsiyum tuzu kalp için aşırı toksik olduğundan daha az toksik olan boroglukonat, glukonat, laktat, asetat gibi kalsiyum tuzları verilebilir. Yavaş perfüzyon ile damar içi uygulanma mümkün değilse Vena subcutanea abdoministen yapılabilir. Kas içi uygulanabilen preparatlarda tedavide uygulama yolu açısından kolaylık sağlamaktadır. Kalsiyum tedavisinde dengeli kalsiyum solüsyonları ile fazla miktarda kalsiyum veya eksik kalsiyum uygulanmasına dikkat edilmelidir. Yüksek dozda kalsiyum tuzlarının damar içi uygulamaları, parathormon salınımını engelleyerek, nükslerin ortaya çıkmasına sebep olur. Kombine mineral çözeltileri “3’ü 1 arada” ya da “4’ü 1 arada” gibi çözeltiler magnezyum, fosfor dextroz ve sorbitol gibi ek maddeleri içerir. Tek bir uygulama ile kombine mineral çözeltileri verilerek hayvanınızın ihtiyacı olan kalsiyum desteğini sağlarken, güçten düşme ve halsizlik durumları için de enerji desteği sağlayabilir, Karaciğer üzerinde detoksifikasyon sağlayabilirsiniz.